Aklıma ne gelirse yazıp çizeceğim, arada birşeylere sayıp sövüp, bazen birşeyler paylaşacağım garip bir zımbırtı. Asla bir günlük değil.
70's etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
70's etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Nisan 2013 Salı
14 Aralık 2011 Çarşamba
6 Kasım 2011 Pazar
Amat'ın Batığı
Gentle Giant - Wreck, Acquiring The Taste(1971) albümünden...
Yine uzun süre sonra tekrar dinleyip tekrar bağımlılık yaptığım şarkılardan biri, basit ve kendini tekrar eden altyapıya sahip olsa bile zihnimde canlandırdığı olaylar zinciri şarkının kısa sürdüğünü bile düşünmeme neden olabiliyor ara ara.
Bu şarkıyı ilk defa 2010 yazında Amat'ı okurken dinlemiştim ve anlattığı hikayeler benzer sayılacağından zihnimde bu iki öğe eşleşti bir şekilde. Herneyse, şarkı açık denizde batan bir geminin acı şekilde ölen tayfasını anlatıyor ama hiç de trajik sayılmayacak hatta coşkulu bile denilebilecek bir tempoda. Garip hisler vakıf oluyor bünyeye, çaresizliği, umutsuzluğu, gelmekte olan ölümün anlamsızlığını, aslında hiçbirşeyin anlamı olmadığını algılıyorsunuz, sizi o denizcilerin yerine koyuyorlar. Dudaklarınızda o acımtırak tuz tadını algılıyorsunuz ve yokluğa doğru kapılıp gidiyorsunuz...
27 Ekim 2011 Perşembe
Harmonium
Yine Kanada yine Quebec. Hatta Les Porches ile aynı yılda çıkmış.
Harmonium'dan bahsediyorum, altyapı olarak bir önceki gönderide bahsettiğim Maneige'e oldukça yakın, fakat farklı olarak üflemeliler oldukça öne çıkıyor.
Si on Avait Besoin D'une Cinquième Saison albümü doruk noktaları gibi. Albüm ismi "Eğer bir beşinci mevsime ihtiyaç duyarsak" şeklinde çevrilebilir diye düşünüyorum, yanılma payım oldukça yüksek.
Albümün en vurucu kısmı ise Histories sans paroles, yani sözsüz hikayeler, oldukça uzun, rahatlatıcı.
Harmonium'dan bahsediyorum, altyapı olarak bir önceki gönderide bahsettiğim Maneige'e oldukça yakın, fakat farklı olarak üflemeliler oldukça öne çıkıyor.
Si on Avait Besoin D'une Cinquième Saison albümü doruk noktaları gibi. Albüm ismi "Eğer bir beşinci mevsime ihtiyaç duyarsak" şeklinde çevrilebilir diye düşünüyorum, yanılma payım oldukça yüksek.
Albümün en vurucu kısmı ise Histories sans paroles, yani sözsüz hikayeler, oldukça uzun, rahatlatıcı.
Les Porches De Notre-Dame
Progresif rock bir ara popüler kültürmüş, aklım hayalim almıyor, nasıl yükselttiler seviyeyi bu kadar, hayranlık duymamak elde değil.
Efendim neyse işte, anlayacağınız üzere 70lerden bahsediyorum, bir yandan canterbury scene, bir yandan cayır cayır krautrock, bir yandan space rock. Her neyse işte o dönem avrupa bir progresif müzik patlaması yaşamış, o kadar çok şaheser var ki, hepsini sindirmek mümkün değil.
Maneige de bu dönem içerisinde yer alan nadir Amerikalı gruplardan biri, gerçi o da Fransız Kanada'sından ya,Quebec, neyse. Bu adamlar Les Porches isimle fevkalade bir albüme imza atmışlar, 75 yılı yanılmıyorsam, ve albüme de isminin bir kısmını veren (kötüydü tamam) Les Porches De Notre-Dame şarkısı albümün şaheseridir, mutlaka dinlenilmelidir diyorum. Uzun zaman olmuştu dinlemeyeli, bu akşam açıp dinlediğimde bana bu kadar gevezelik ettirecek motivasyonu sağladı. Şarkının arasındaki Fransızca sözler biraz garip gelebilir ilk başta, normal yani.
Efendim neyse işte, anlayacağınız üzere 70lerden bahsediyorum, bir yandan canterbury scene, bir yandan cayır cayır krautrock, bir yandan space rock. Her neyse işte o dönem avrupa bir progresif müzik patlaması yaşamış, o kadar çok şaheser var ki, hepsini sindirmek mümkün değil.
Maneige de bu dönem içerisinde yer alan nadir Amerikalı gruplardan biri, gerçi o da Fransız Kanada'sından ya,Quebec, neyse. Bu adamlar Les Porches isimle fevkalade bir albüme imza atmışlar, 75 yılı yanılmıyorsam, ve albüme de isminin bir kısmını veren (kötüydü tamam) Les Porches De Notre-Dame şarkısı albümün şaheseridir, mutlaka dinlenilmelidir diyorum. Uzun zaman olmuştu dinlemeyeli, bu akşam açıp dinlediğimde bana bu kadar gevezelik ettirecek motivasyonu sağladı. Şarkının arasındaki Fransızca sözler biraz garip gelebilir ilk başta, normal yani.
23 Ekim 2011 Pazar
Uçan kaleler ve daha fazlası
'74 yılında yapılmış ve yapılabilecek en iyi şey olan "floating"dir kastım. Neresinden tutsam da anlatsam bilmiyorum, davulları ayrı klavyeleri ayrı dünyalardan çıkma sanki. Bir bakıma kendilerine Eloy demekte de haklılar, 800.000 yıl sonrasının müziğini yapıyorlar.
Neyse çok yavşak hissettim kendimi, bu kadar övgüyü dizince. Dinleyin, adam olana dinlettirin.
dipnot: Manfred Wieczorke, saygılar.
Aşağıda da albümün linki var, üşenmeyip indirecek olanlar için, yüklemeye üşendiğimden nette aratıp buldum, olur da patlarsa yüklerim bir ara.
Elalemden link çaldım, benim değil.
Bir süre sonra gelen utanç dipnotu: 1974 yılı yorumum için "Komşulara karşı çok ayıp oldu."
bkz : King Crimson - Red, Camel - Mirage
Neyse çok yavşak hissettim kendimi, bu kadar övgüyü dizince. Dinleyin, adam olana dinlettirin.
dipnot: Manfred Wieczorke, saygılar.
Aşağıda da albümün linki var, üşenmeyip indirecek olanlar için, yüklemeye üşendiğimden nette aratıp buldum, olur da patlarsa yüklerim bir ara.
Elalemden link çaldım, benim değil.
Bir süre sonra gelen utanç dipnotu: 1974 yılı yorumum için "Komşulara karşı çok ayıp oldu."
bkz : King Crimson - Red, Camel - Mirage
9 Eylül 2011 Cuma
comus - drip drip
Bu şarkı ve grupla daha bugün tanıştım. Aslında albümü paylaşma düşüncesi vardı kafamda ama hem bu şarkıya çok fazla takıldığımdan hem de albümü tam sindiremediğimden dolayı üşenip sadece drip drip'i upload ettim. Şarkı ileri derecede deneysel, progresif ve folk öğelere sahip. Oldukça da etkileyici.
Bir de dipnot: Mikael Akerfeldt "My arms, your hearse" albüm adını bu şarkıdan alıntılamıştır, sert gençlerin dikkatine.
http://www.megaupload.com/?d=I1JARAWU
Bir de dipnot: Mikael Akerfeldt "My arms, your hearse" albüm adını bu şarkıdan alıntılamıştır, sert gençlerin dikkatine.
http://www.megaupload.com/?d=I1JARAWU
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)