progressive rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
progressive rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2013 Salı

Curved Air'den 73 model bir enstrümental, oldukça da hoş bas ve keman partisyonlarına sahip.


23 Ocak 2012 Pazartesi

Bilmeyenler için, No-man, Steven Wilson'un Porcupine Tree ile aynı dönemde kurduğu, fakat ondan oldukça farklı bir proje. Her ne kadar Porcupine Tree kadar ön planda olmasa da ( en azından benim gözlemlediğim kadarıyla) oldukça başarılı.

Paylaştığım şarkı ise "Together We're Stranger" albümünden. Sözler ve özellikle orta kısımlardaki üflemelilerin o hüzünlü hakimiyeti halet-i ruhiyenizi gecenin derinliğine gömebilecek yetiye sahip.


22 Ocak 2012 Pazar

Bugün radyo 3'te eskici pazarı yayınını (ağırlıklı progressive-psychedelic rock içerikli bir program, ilgilenen herkese tavsiye ederim) dinlerken kulağıma çalındı bu şarkı. Bayadır neo-prog dinlemediğimden olsa gerek, özlemişim demek ki, cayır cayır klavyeleler, tadında sololar, düzgün bir vokal (nedendir bilmem bana gentle giant'ı andırdı hep dinlerken). Her neyse işte, iyi oldu, hoş oldu.

Norveçliymiş bu amcalar bu arada, belirtmekte fayda var.


13 Ocak 2012 Cuma

Blue

Nev'i şahsına münhasır bir parça. Sözleri için yaratılmış gibi... Acıları kusasın geliyor, ama nafile. Atacağın binlerce çığlığın, kendini paralamanın, duvarları parçalamanın, intihar etmenin bile bu enerjiyi soğurması imkansız. Elin kolun bağlı, acizsin, çaresizsin, susuyorsun, tepkisizleşiyorsun, umursamıyorsun.




ceaselessly 
star-crossed you and me 
save our souls 
we'll be forever blue


29 Kasım 2011 Salı

Saç baş dağılmadan...

don't look back into black
don't let the memory of the sound drag you down
to end as friends so painful
don't look down
shut it down




Bu üçü bütün bir gecenizi mahvedebilir, ne kadar muhteşem ifadeler kullanıldığına hayret edebilirsiniz. Sanırım Steven Wilson insan olmak için fazla iyi.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Bu makine başka makine

Sıradaki parça hayalcilere gelsin, ne de olsa " it is written..."


Ayrıca rakınrolcu gençler şaşıracak, zamanında, hawkwind'den kovulmadan önce Lemmy de bir hayalciydi :

26 Kasım 2011 Cumartesi

Pure beauty

Bir gün intihar falan etmeye kalksam bu şarkı aklıma gelir, mutlu olur, vazgeçerim. Öyle bir şarkı. Ve evet, öyle de tırt bi' adamım.

6 Kasım 2011 Pazar

Amat'ın Batığı

Gentle Giant - Wreck, Acquiring The Taste(1971) albümünden...

Yine uzun süre sonra tekrar dinleyip tekrar bağımlılık yaptığım şarkılardan biri, basit ve kendini tekrar eden altyapıya sahip olsa bile zihnimde canlandırdığı olaylar zinciri şarkının kısa sürdüğünü bile düşünmeme neden olabiliyor ara ara.
Bu şarkıyı ilk defa 2010 yazında Amat'ı okurken dinlemiştim ve anlattığı hikayeler benzer sayılacağından zihnimde bu iki öğe eşleşti bir şekilde. Herneyse, şarkı açık denizde batan bir geminin acı şekilde ölen tayfasını anlatıyor ama  hiç de trajik sayılmayacak hatta coşkulu bile denilebilecek bir tempoda. Garip hisler vakıf oluyor bünyeye, çaresizliği, umutsuzluğu, gelmekte olan ölümün anlamsızlığını, aslında hiçbirşeyin anlamı olmadığını algılıyorsunuz, sizi o denizcilerin yerine koyuyorlar. Dudaklarınızda o acımtırak tuz tadını algılıyorsunuz ve yokluğa doğru kapılıp gidiyorsunuz... 

27 Ekim 2011 Perşembe

Harmonium

Yine Kanada yine Quebec. Hatta Les Porches ile aynı yılda çıkmış.
Harmonium'dan bahsediyorum, altyapı olarak bir önceki gönderide bahsettiğim Maneige'e oldukça yakın, fakat farklı olarak üflemeliler oldukça öne çıkıyor.

Si on Avait Besoin D'une Cinquième Saison albümü doruk noktaları gibi. Albüm ismi "Eğer bir beşinci mevsime ihtiyaç duyarsak" şeklinde çevrilebilir diye düşünüyorum, yanılma payım oldukça yüksek.
Albümün en vurucu kısmı ise Histories sans paroles, yani sözsüz hikayeler, oldukça uzun, rahatlatıcı.

Les Porches De Notre-Dame

Progresif rock bir ara popüler kültürmüş, aklım hayalim almıyor, nasıl yükselttiler seviyeyi bu kadar, hayranlık duymamak elde değil.

Efendim neyse işte, anlayacağınız üzere 70lerden bahsediyorum, bir yandan canterbury scene, bir yandan cayır cayır krautrock, bir yandan space rock. Her neyse işte o dönem avrupa bir progresif müzik patlaması yaşamış, o kadar çok şaheser var ki, hepsini sindirmek mümkün değil.

Maneige de bu dönem içerisinde yer alan nadir Amerikalı gruplardan biri, gerçi o da Fransız Kanada'sından ya,Quebec, neyse. Bu adamlar Les Porches isimle fevkalade bir albüme imza atmışlar, 75 yılı yanılmıyorsam, ve albüme de isminin bir kısmını veren (kötüydü tamam) Les Porches De Notre-Dame şarkısı albümün şaheseridir, mutlaka dinlenilmelidir diyorum. Uzun zaman olmuştu dinlemeyeli, bu akşam açıp dinlediğimde bana bu kadar gevezelik ettirecek motivasyonu sağladı. Şarkının arasındaki Fransızca sözler biraz garip gelebilir ilk başta, normal yani.

23 Ekim 2011 Pazar

Uçan kaleler ve daha fazlası

'74 yılında yapılmış ve yapılabilecek en iyi şey olan "floating"dir kastım. Neresinden tutsam da anlatsam bilmiyorum, davulları ayrı klavyeleri ayrı dünyalardan çıkma sanki. Bir bakıma kendilerine Eloy demekte de haklılar, 800.000 yıl sonrasının müziğini yapıyorlar.

Neyse çok yavşak hissettim kendimi, bu kadar övgüyü dizince. Dinleyin, adam olana dinlettirin.

dipnot: Manfred Wieczorke, saygılar.

Aşağıda da albümün linki var, üşenmeyip indirecek olanlar için, yüklemeye üşendiğimden nette aratıp buldum, olur da patlarsa yüklerim bir ara.

Elalemden link çaldım, benim değil.


Bir süre sonra gelen utanç dipnotu:  1974 yılı yorumum için "Komşulara karşı çok ayıp oldu."
bkz : King Crimson - Red, Camel - Mirage

9 Eylül 2011 Cuma

comus - drip drip

Bu şarkı ve grupla daha bugün tanıştım. Aslında albümü paylaşma düşüncesi vardı kafamda ama hem bu şarkıya çok fazla takıldığımdan hem de albümü tam sindiremediğimden dolayı üşenip sadece drip drip'i  upload ettim. Şarkı ileri derecede deneysel, progresif ve folk öğelere sahip. Oldukça da etkileyici.

Bir de dipnot: Mikael Akerfeldt "My arms, your hearse" albüm adını bu şarkıdan alıntılamıştır, sert gençlerin dikkatine.

http://www.megaupload.com/?d=I1JARAWU